Pan N'oldu derken...

ünlü şaolin börekçisi
Recent Tweets @PanMonroe
Posts I Like
Who I Follow

aserkan:

Modern olmak zor değil. Kelime anlamı çağdaşı da karşılıyormuş. O da işte içinde bulunduğumuz çağın şartlarına uygunluk falan filan. Gerçekten modern/çağdaş olmak zor değil de biraz masraflı.

Biz içinde bulunduğumuz çağa ayak uydurmaya çalıştıkça çağ ayaklarımızın altından kayıyor….

 Yine böyle bir gün diskodayız… Aslında tam olarak böyle de başlamıyordu, ama nihayetinde soyutu somutta da meşru kılacak bir naiflikte yürüdüğü için her şey, tekrarların bizi götürdüğü yer belli. Her şey yeni çünkü. Çay içip simit yerken de diskodayız, sen banka kuyruğunda mevduatımıza çile çektirirken de diskodayız, pazar alışverişi yaparken de diskodayız. Ve lakin bu sefer fenası, hakkaten diskodayız.

 Yıllardır üzerimde zaten montaj duran o eğlenme ruh hali, artık kendini kandıramayacak duruma gelmiş belli ki. Aksi gibi o gün de yanımda sırt çantası var ve olağanüstü karizmama rağmen oranın adamı olmadığım daha girişte ortaya çıkıyor. “Olsun” diyorum kendi kendime. “İnsanın yanında dans etmeyi seven bir kız olması her zaman iyidir”  Buna o gün  orda kendimi o kadar inandırdım ki, hala o idelojinin peşindeyim. Velhasıl, o tantanayı pek kıymetli okurlara aktarıp klişe manzaralar canlandırmak istemiyorum kafalarında; olaylar hızlandı, gelişti, arıza çıkardım yine ki bu sefer haklıydım da. ve şöyle bir yere vardı:

-  Ya ben dayanamıyorum çıkacam, sen dans mı edersin n’aparsan ya konuşuruz.

-  Eğer burdan çekip gidersen, ilk tanıştığım herifle çıkarım mekandan.

Böyle uçan-tekme bir söz karşısında sayısız reaksiyon izleyip okumuşumdur (büyüklerimizden) ama hiçbirini tecrübe etme şansım olmadı, çünkü kitlenip kaldım. Delikanlıca, aforizmalı bir cevap mı vermeliydim, okkalı bir tokat mı aşk etmeliydim, bağırıp çağırmalı mıydım bilemedim. 4-5 saniye sessiz kaldıktan sonra arkamı dönüp yürümeye başladım. Kalabalığı yarıp geldi, sırtıma atladı, ardından yere indi ve çenemi ısırdı, ağlamaya başladı. Çok sarhoştu, herkesin bize baktığını hatırlıyorum, pitbull gibi çeneme asılmış beklerken. “Gitme”  dedi, yine ağladı. “tamam peki sakin ol tamam” dedim. sonra beraber çıktık mekandan. Öfke mi vardı, üzüntü mü, hayalkırıklığı mı vardı, o an ne hissettiğimi pek hatırlamıyorum. sevdim sonra, o halini daha çok sevdim, onu iyi hatırlıyorum.

Yıllar sonra yine birgün diskodayız, çantasızım. cevapları daha iyi biliyorum artık, ama soru yok ortada. Eşim dostum, “kendi kendine sor”  gibi manyakça çözümler üretiyor, ben de kendimi “ulan acaba ısırsa mıydım?” diyerek maceradan maceraya koşturmaya devam ediyorum.

onurumut:

bilardo oynamayı öğrendiğimde onyedi yaşındaydım ama artık bilardo oynayan kalmamıştı etrafta. iyi olmak anlamsızdı. ilk solistlik denememde detone olmuştum. mavi sakal’dan söylüyorduk. bas gitaristimiz bunu suratıma vurduğunda gülüyordu. kafasında baget kırdım. yanımızda hatunlar vardı. iyi olmak…

79 plays
yek mamut

2010 senesinden 

8secondsbeforesunrise:

Öyle bir sevdim ki Müjgan’ı, dünyamı şaşırdım,
haddimi bilemedim,
evleniriz gibi geldi bana. 

8secondsbeforesunrise:

Öyle bir sevdim ki Müjgan’ı, dünyamı şaşırdım,

haddimi bilemedim,

evleniriz gibi geldi bana. 

49 plays

gitarlar-vokal: pan

synthesizer-akustik gitar-vokaller: deniz

bas: oğuz

davul: kıvanç

8secondsbeforesunrise:

Pazar sabahi saat 7 gibi uyandim, uyanir uyanmaz televizyona kostum, bazen tek basima, bazen kardesimle birlikte. Once Star’i aciyorum, ‘Fantastic Four’ ardindan ‘Laff A Lympics’. Sonra Kanal 6’yi aciyorum, izledigim en guzel cizgi film ‘Genki’ basliyor. Son olarak da Show Tv’de ‘Ghostbusters’I…

10 plays

"…aslında dünyada kimse atmayı bilmiyor"      (mânâsız tumblr aktiviteleri deneme 1)